thumb image

Gündem

UTKU ÇAKIRÖZER; OSMAN KAVALA VE BAZI SİYASİ TUTUKLULARLA GÖRÜŞTÜ

CHP Milletvekili Utku Çakırözer, AİHM kararına rağmen Gezi Parkı davasında tutukluluğunun devamına karar verilen Osman Kavala ile duruşmanın hemen ardından Silivri Cezaevi’nde görüştü. Çakırözer, Kavala’nın, hakkındaki kararın “Adalet Bakanlığı ve Meclis’te ortaya çıkan yargı reformu iradesine rağmen alındığını ve yargının itibarını zedelediğini” söylediğini aktardı. Çakırözer, Kavala’nın bir saniye bile gecikmeden özgürlüğüne kavuşması gerektiğini belirtti.

CHP’nin gazeteci kökenli milletvekili Utku Çakırözer, Silivri Cezaevi’nde, iş insanı Osman Kavala; gazeteciler Ahmet Altan, Mümtazer Türköne ve Gökçe Fırat Çulhaoğlu, Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek ve avukat Selçuk Kozağaçlı ile görüştü.

Osman Kavala’nın AİHM kararına rağmen hala cezaevinde tutulmasının kabul edilemeyeceğini dile getiren Çakırözer, “Kavala, AİHM’in kendi lehine kararına rağmen mahkemenin tutukluluğu sürdürme kararı karşısında hepimiz gibi şaşkındı. Tanıkların da kendisi ile Gezi Parkı protestoları arasında bir bağ kurmadığı vurguladı” dedi.

“Bu hukuksuzluğa AİHM kararı olmadan son verilmesi gerekiyordu”

Kavala, Silivri Cezaevi’nde kendisini ziyaret eden CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer’e yaşadığı hukuksuzluğu ve beraat etmesinin ardından yeniden tutuklandığı gecenin ayrıntılarını şöyle anlattı:

“Uğradığım büyük haksızlığa, hukuksuzluğa tabi ki üzülüyorum. Ama aynı zamanda ülkemin ve yargı kurumunun içine düştüğü vahim hale üzülüyorum…  Çok sıradışı vahim adaletsizlikle karşı karşıyayım. Ama bu haksızlığın da eninde sonunda hukuk yoluyla giderileceğine olan inancımı koruyorum.”

“Mahkemenin beraat kararının ardından koğuşta eşyalarımı topladım. Televizyonu buzdolabını başka hükümlülere bıraktım. Eşyalarımla birlikte cezaevi aracıyla Silivri’den çıkarıldım. Herhalde yakınlarımın beklediği yere götürülecektim. Az sonra cezaevi arabası yolda durdu. Bir süre içinde bekledik. Sonra arabaya yanaşan bir sivil hakkımda yeni bir gözaltı kararı olduğunu belirtti. Ondan sonra doğrudan Emniyete götürüldüm. Tutukluluk kararı sonrasında Silivri’de aynı koğuşa geri koydular.”

“İlk tutuklandığımda günler süren gözaltı sürecinin ardından savcı yüzü görmeden hakim önüne çıkarılmıştım. Bu sefer de aynısı oldu. Emniyetteki gözaltının ardından savcılığa gittiğimde savcının çıktığını ve mütalaasını bıraktığını söylediler. Sonra hakimin önüne gittim. O da yeni hiçbir şey sormadı. Tutukluluk kararımı açıkladı.”

“Yeni alınan tutukluluk kararı birkaç açıdan sorunlu: Öncelikle 2 yıl 4 aydır hazırlanmamış bir iddianame var ortada. Ayrıca tam da bu dosya hakkında birkaç ay önce Yargı Reformu kapsamında zaten tahliye kararı verilmişti. Yani dün tahliye kararı verdikleri dosyayı ısıtıp yeniden gündeme getirerek içeride tutuyorlar beni.”

“Üçüncü olarak AİHM’nin hakkımda verdiği ihlal kararı sadece Gezi Davası dosyasındaki iddialara yönelik değildi. Baştaki tüm suçlamaları içeriyordu. Yani şimdi yeniden gündeme getirilen 15 Temmuz dosyasındaki haksız ve gerçeğe aykırı suçlamalar üzerine de bu kararını vermişti. Bu yüzden AİHM’nin ‘Derhal salıverilsin’ kararı Türk mahkemelerince hala yerine getirilmemiş durumda”

“Öyle bir noktaya geldik ki artık iddialar insanın hayal gücünü çok aşıyor. Şöyle ki şimdi ben 15 Temmuz darbe girişiminin planlayıcısı olarak suçlanıyorum. Ama iki yıl 4 ay tutuklu kaldıktan sonra dün beraat ettiğim Gezi Davasının kanıt olduğu ileri sürülen tüm delilleri ve fezlekesi FETÖ’cü polisler ve savcılarca hazırlandı.”

Çakırözer, “Kavala’nın hala tahliye edilmemesi Türkiye’de hukuksuzluğun ne kadar derinleştiğini gösteriyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararına direnen bir yargının, Türkiye’nin uluslararası itibarına etkisi çok olumsuz. Aslında bu hukuksuzluğa AİHM kararına hiç gerek olmadan son verilmesi gerekiyordu. Ama artık AİHM haklarının ihlal edildiğine ve derhal tahliye edilmesine karar verdi. Uluslararası hukuka karşı bu dirence son verilmesi, Kavala’nın bir saniye bile gecikmeden özgürlüğüne kavuşması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Adalet Bakanlığına Grup Yorum için çağrı

Çakırözer, ziyarette Grup Yorum üyeleri de görüştü. Barış Yüksel ve Ali Aracı’nın açlık grevinin 190. Gününde ara verdiklerini açıklayan Çakırözer, açlık grevini sürdüren grup üyesi İbrahim Gökçek ile görüşmesini şöyle aktardı: “İbrahim Gökçek 190 gündür açlık grevinde. 78 kilodan 49 kiloya düşmüş. Durumu çok ciddi. ‘Biz sadece sanatımızı yapmak istiyoruz grubumuza yönelik baskıların son bulmasını talep ediyoruz’ diyor. Mart ayından beri tutuklu ama hala iddianamesi yok. İbrahim Gökçek’e açlık grevinin bir çare olmadığını, sorunların diyalogla çözülmesi gerektiğini belirttim. Ancak Adalet Bakanlığı’na da aynı çağrıyı yapıyorum. Bakanlığın Grup Yorum üyelerinin taleplerine kulak vermesi gerekiyor. Bu insanların göz göre göre ölüme gönderilmemesi için diyalog zemininin bir an önce kurulması şart.”

“Kararın yargı tarihinde örneği yok”

Çakırözer, 1138 günlük tutukluluğunun ardından hükümle tahliye edilmesinin ardından yeniden tutuklanan Ahmet Altan ile de görüştü. Ahmet Altan, “Mahkemenin kesin hükümle birlikte tahliyeye karar vermesine rağmen başka bir mahkemenin tutukluluk kararı vermesinin yargı tarihinde örneği yok. Bu karar yargıya, Yargıtay’a, Adalet Bakanlığı’na, iktidara bir okumadır. Bir yanları adalet diyor, bir yanları sertleşmeden yana. Bir saatleri bir saatlerine uymuyor” dedi.

Türköne’nin bypass olması gerekiyor

Mümtazer Türköne’nin de bir kalp damarında yüzde 81 tıkanıklık olduğunu belirten Çakırözer, “By-pass ameliyatı olması gerekiyor. Fakat ameliyat sonrasındaki ağır koşullar nedeniyle bunu reddediyor. Örneğin ameliyat sonrasında en az 1 hafta hastanede yatması gerektiğini ancak kendisine refakatçi verilmeyeceğini düşünüyor” dedi. Çakırözer, Türköne ve onun gibi tüm hasta tutukluların hastane ve ameliyat koşullarının düzeltilmesinin yaşamsal olduğuna dikkat çekti.

Çulhaoğlu’nun dosyası bir yıldır Yargıtay’da

Gazeteci Gökçe Fırat Çulhaoğlu ile de Silivri Cezaevi’nde bir araya gelen Çakırözer, Çulhaoğlu’nun dosyasının Yargıtay’da olduğunu ve 1 yıldır karar beklediğini belirtti. Yargıtay’ın Çulhaoğlu ile ilgili kararını bir an öce vermesi gerektiğini söyledi.

Ziyaretlerinin ardından Çakırözer, “Bu isimlerin her birinin yargılama süreçleri ve cezaevi koşulları ile ilgili ciddi sıkıntıları var. Osman Kavala davasında olduğu gibi bu dosyalarda da yargı Meclis’teki reform, özgürlük iradesini yok sayıyor. Bağımsız düşüncenin, özgür eleştirinin, fikir ve ifade özgürlüğünün bir insan hakkı olarak yerine getirilmesi için mahkemelerin reforma sahip çıkması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    

DEMOKRASİ İÇİN BİRLİK

Demokrasi İçin Birlik; katılımcı ve çoğulcu yeni bir demokrasiyi, her türlü farklılığın tanındığı ve bu farklılıkların kamusal alanda yer bulduğu bir demokratik yaşamı hedefleyen, herkesin eşit ve çoğulcu bir anlayışla katıldığı, hiçbir siyasi görüş ya da partinin şemsiyesi altında olmayan bir birlik hareketidir.

BİZE ULAŞIN

[email protected]
www.demokrasiicinbirlik.com

© 2017 DEMOKRASİ İÇİN BİRLİK. Her Hakkı Saklıdır. dibNot | Demokrasi Sayacı | Demokrasi Forumu