thumb image

HAYIRlı Haberler

DİB MECLİSİ SONUÇ BİLDİRİSİ (19.10.2023)

Demokrasi için Birlik Meclisi, genel seçimler sonrasında ilk toplantısını “Yolcu Yolunda Gerek” başlıklı çağrısıyla yaptı. 

Toplantı, Filistin ve Rojava’da süren savaş ve can kayıpları karşısında barış ve halkların eşitliğine dayalı bir çözümün demokrasi güçlerinin mücadelesiyle hayata geçirilmesinin tek çözüm yolu olduğu yolunda kararlılık belirtilmesiyle açıldı. Filistin direnişi selamlandı.

Toplantıda tartışılan ve ortaklaşılan konular aşağıdadır:

Demokrasi Güçlerinin Birliği

Çeşitli kurum ve platform temsilcilerinin ve demokrasi mücadelesine güç veren bireylerin katıldığı toplantıda, önümüzdeki dönemde demokrasi güçlerinin birliğinin temel hedeflerden biri olmaya devam ediyor. Bu birlikteliğin demokrasi mücadelesine her alanda güç verecek halkın temel sorunları konusunda kazanımlar sağlayacak bir anlayışla gerçekleşmesi gerekmektedir. 

Genel seçimlerde alınan sonuçlar ve özellikle altılı masada temsil edilen kurumsal muhalefetin seçimi bir masa siyasetine ve sandığa indirgemesi  

Halka tek hedef olarak sandığın gösterilmesi, toplumun değişim ve dönüşüm iradesinin sandığa hapsedildiği seçim sürecinin yenilgi ve dağınıkla sonuçlanmasına yol açmıştır. 

Meclis, yalnız kurumsal muhalefet açısından değil, demokrasi güçlerinin bir araya gelmesiyle oluşan ittifakları da sorgulamış ve eleştirilmiştir.

DiB’in bu dönemde yerellerde yurttaşların kuracağı seçim güvenliği meclisleri önerisi, bu bileşenlerden olan CHP tarafından kabul görmemiş, diğer demokrasi güçleri tarafından da hayata geçirilememiştir.

Halkın özneleşmesini ve iradesini ortaya koyacak mekanizmaların yaratılamaması hem seçim yenilgisinin hem de seçimlerden sonraki moral bozukluğuna ve dağınıklığına neden olmuştur.

Seçimlerden sonra; özellikle kurumsal muhalefette bir moral bozukluğu ve gerileme yaşanmış, iktidar bu dağınıklıktan yararlanarak birbiri ardına halkın bütün haklarına saldırılarını yoğunlaştırmıştır. Yoksulların emekçilerin boğazındaki son lokmaya, emek haklarına, emekli haklarına göz diken OVP, aile kavramı üzerinden gericiliği anayasaya sokmaya çalışan  yeni anayasa tuzağı ve özellikle eğitim alanında yoğunlaşan laiklik karşıtı saldırılarla halk yoksulluğa ve baskıya mahkum edilmiştir.

Buna rağmen işçi grev ve eylemleri, Cumartesi Anneleri’nin kararlı direnişi, İzmir’de Alevi dinamiklerinin öncülüğünde gerçekleşen ‘Laiklik Mitingi’, toplumun bütün baskılara rağmen itiraz etmekten vazgeçmediğini ortaya koymaktadır. 

Ülkemizde ve bölgemizde savaş hüküm sürmektedir. 

Rojava’ya yönelik operasyonlarda yaşam alanları ve alt yapı tesislerine, hastanelere saldırılarda, içlerinde çocukların da olduğu çok sayıda sivilin öldürülmüştür. 

İsrail işgaline ve 75 yıldır süren işgal ve katliam düzenine yanıt olarak ortaya çıkan ‘Aksa Tufanı’ eylemi sivil ölümlere neden olmuş, ardından İsrail, ABD ve batılı devletlerin açık desteğiyle bir soykırım başlatmıştır. 

Ülkemizde bir barış hareketinin gerçekleştirememiş olması sokağın hegemonyasını  antisetizmi güçlendiren siyasal İslamcıların eylemlerine bırakmıştır.

 Hem bölgede barış ve ülkede demokrasi hedefli bir barış hareketinin ve kitlesel bir mitingin düzenlenmesi önemlidir. Ancak tarihi ve güncel olan barış hedefinin, demokrasi güçlerinin hegemonyasını güçlendirecek ve siyasi İslamcılardan kendimizi ayıracak bir içeriğe sahip olması gerekmektedir.  

Laiklik Mitingi

Laiklik karşıtı saldırıların özellikle eğitimde dincileştirme hamleleri yeni öğrenim dönemiyle birlikte artmıştır. Buna demokrasi güçleri yeterince güçlü bir yanıt verememektedir.  

İzmir’’de Alevi kurumlarının ana dinamiğini oluşturduğu miting, dağınıklık ve moral bozukluğu ortamında ilk kitlesel eylem olarak önemli olmuştur. Ancak İstanbul’da daha güçlü ve kitlesel bir mitingin bütün demokrasi güçlerinin katılımıyla gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Alevi kurumları bu mitingin çağrıcılığını üstleneceklerini belirtmişlerdir. 

Anayasa Tartışmaları

80 anayasasının defalarca değiştiği ve mevcut anayasanın iktidar tarafından her an çiğnendiği bir ortamda, iktidarın genel seçimlerde aldığı oya güvenerek yaptığı anayasa hamlesi; gericiliği kurumlaştırmak, LGBTİ+ ve kadın haklarında kazanımları yok etmek amacını taşımaktadır.

Demokrasi yoksa, hiçbir alanda özgürlükten söz edilemiyorsa, örgütlülükler iktidar eliyle yok ediliyorsa  anayasa da yapılamaz, değiştirilemez. 

Türkiye’nin elbette yeni bir anayasaya ihtiyacı vardır. Bu anayasa halkların eşitliğini, emek haklarını, ekolojik hakları güvenceye alacak, sermaye tahakkümünü durduracak içerikte olmalıdır. Eğitim, sağlık, barınma, beslenme, ulaşım gibi temel ihtiyaçların parasız olmasını sağlamalıdır. İnsanca ve barış içinde bir yaşamı güvenceye alacak, yerel demokrasiyi sağlayacak, cinsiyetçiliğe açık bir tutum alacak, çocuk ve engelli haklarını evrensel normalara kavuşturcak bir anlayışta olmalıdır. Halkın katılımıyla ve tüm özgürlüklerin önündeki engellerin kaldırıldığı bir süreçte yapılmalıdır.

Yerel Seçimler ve Yerel Demokrasi Konferansı

Yaklaşan yerel seçimler, yerel yönetimlerin ağır bir merkezi baskı ve vesayet altında olduğu, belediyelere kayyım atanarak halkın iradesinin hiçe sayıldığı ülkemizde yerel demokrasinin gündeme getirilmesi açısından da zemin hazırlamaktadır.

Yerel demokrasi; halkın kendi yaşam alanları üzerinde söz ve karar sahibi olması, iktidarın halkla ve yerel yönetimlerle paylaşılması kadar halkın her alanda örgütlü olması anlamına gelmektedir. 

Demokratik, toplumcu, halkçı bir yerel yönetim nasıl olmalıdır? Şirketlerin ve sermayenin çıkarlarını değil, kamusal çıkarı esas alan, halk ve kitle örgütlenmelerinin katılımıyla kentleri, kırsal yaşam alanlarını eşitlikçi, çoğulcu bir tarzda inşa etmeye imkân sağlayacak bir politikayı nasıl üretebiliriz ve nasıl hayata geçirebiliriz çerçevesinde bir yerel demokrasi konferansı DİB tarafından gündeme alınmıştır. Bu konferansın hazırlıklarının en geniş kurumsal katılımla yapılması için çalışmalara başlanacaktır. 

Yine İstanbul başta üç bölgede demokrasi güçlerinin hazırlıklarını ortaklaşa yapacakları halk toplantısı ve forumlarında güncel konuların yerel demokrasiyle bağlantılı olarak ele alınması planlanmaktadır. 

Bütün bu faaliyetler hem yerel seçim sürecinde halkın kazanımlarını artıracak, kayyımları gönderecek, halkçı bir yerel yönetim politikasında demokrasi güçlerinin ortaklaşmasını sağlayacak biçimde ele alınacaktır. Sadece belediyeler değil, belediye meclisleri ve muhtarlıklar da yerel demokrasinin önemli organlarıdır. 

Demokrasi güçleri açısından zorluklar kadar yeni örgütlenme ve çıkış yaratma olanaklarını da taşıyan önümüzdeki süreç; birlikte, birbirinden güç alan, birbirinin başarısından güçlenen bir anlayışla ve halka kazanımlar sağlayacak biçimde örülmelidir.

Dib meclisi bu güne kadarki eksiklerini gidererek, zeminini genişleterek bu sürece emek vermekte ve etkin olmakta kararlıdır.

19.10.2023


DEMOKRASİ İÇİN BİRLİK, MECLİS TOPLANTISINA ÇAĞIRIYOR

DEMOKRASİ İÇİN BİRLİK

Demokrasi İçin Birlik; katılımcı ve çoğulcu yeni bir demokrasiyi, her türlü farklılığın tanındığı ve bu farklılıkların kamusal alanda yer bulduğu bir demokratik yaşamı hedefleyen, herkesin eşit ve çoğulcu bir anlayışla katıldığı, hiçbir siyasi görüş ya da partinin şemsiyesi altında olmayan bir birlik hareketidir.

BİZE ULAŞIN

[email protected]
www.demokrasiicinbirlik.com

© 2017 DEMOKRASİ İÇİN BİRLİK. Her Hakkı Saklıdır. dibNot | Demokrasi Sayacı | Demokrasi Forumu