thumb image

HAYIRlı Haberler

PANEL-FORUM: KOBANE’DEN GEZİ’YE HUKUK VE ADALET

Demokrasi için Birlik (DiB)’in düzenlediği “Kobanê’den Gezi’ye Hukuk ve Adalet” panel-forum, Taksim Hill Otel’de 14 Mayıs’da gerçekleşti.

Moderatörlüğünü yazar Nuray Sancar’ın yaptığı panelde İlahiyatçı-Kadın Hakları Aktivisti Fatma Akdokur, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kars Milletvekili İnan Akgün Alp, Adalet Nöbetçisi Avukat Kemal Aytaç, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Parisi (DEM) Urfa Milletvekili Prof. Mithat Sancar, konuşmacı olarak yer aldı.

Panele çok siyasi parti temsilcisi, milletvekili ve hak savunucusu katıldı. Panelin yapıldığı salona “Kobanê’den Gezi’ye ekmek ve adalet” pankartı asıldı.

“KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA! YA HEP BERABER, YA HİÇ BİRİMİZ”

Panelde ilk olarak rahatsızlığından dolayı panele katılamayan Kent Hakları Savunucusu ve Gezi Direnişçisi Mücella Yapıcı’nın gönderdiği mesaj DiB Koordinayon’undan yazar Ayşegül Devecioğlu okundu. Mücella Yapıcı mesajında şunları söyledi: “Ezilenlerin, haksızlığa uğrayanların birbirlerinin acılarına kulak vermesinin, adalet, barış, eşitlik, özgürlük mücadelesi için ne denli hayati olduğunu gösteriyor. Gezi Direnişinde yaratılanda bu ortak duyguydu. Hukuksuzluk ve adaletsizlikte birbirinden geri kalmayan Kobanê ve Gezi davaları demokrasi için mücadele edenlerce sahipleniliyor. Bunu yapabildiğimiz ölçüde demokratik bir ülkede yaşama umudumuz artacak ve mücadelemiz güçlenecek. Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz.”

YARGI ELİYLE SİYASAL ŞİDDET

Panel moderatörü, siyasetçi ve yazar Nuray Sancar, “Kobanê’ye saldıran İŞİD güçlerine karşı Kobanê halkı cesurca bir mücadele sergilerken Erdoğan, ‘düştü, düşecek’ diye konuşmuştu. Ancak Türkiye’de halk her yerden 6-8 Ekim 2014’de sokaklara çıktılar. Bu eylemlere müdahale gerçekleşti. Bu durum sadece polis şiddeti olmasının ötesine geçerek HDP’li siyasetçilere yönelik cadı avına dönüştü. Bugün bir çok HDP’li siyasetçi ve milletvekili cezaevinde. Aynı şey Gezi Direnişi içinde geçerli. Gezi Direnişi’nin sorumlusu olarak görülen ve uyduruk iddianamelerle yargılandıktan sonra cezalandırılan arkadaşlarımız içerideler” diyerek panelin açılışını gerçekleştirdi.

“HAK, HUKUK, ADALET ÇERÇEVESİNDE ADIM ATILMALI”

Panelde ilk konuşmayı Kadın Hakları Aktivisti, İlahiyatçı Fatma Akdokur yaptı. Fatma Akdokur, “Ben kral çıplak demek için buradayım. Yüzyıl demokratikleşme çabasına rağmen ülke eşitlik, özgürlük, adalet gibi karakterlerle bir türlü mayalanmadı. Geçmişten bugüne çok sayıda kişi katledilip idam edildi. Bunların yapılırken, yasalar elverişli hale getirildi. Hatta Kürtlere karşı yasalara elverişliliğine bile dikkat edilmedi. Bugün Kobanê ve Gezi davaları da o dönemin doğal sonucu olarak önümüzde duruyor. İktidar muktedirliğini bu davalarla sürdürüyor. Toplum kutuplaştırıldı. Öteki dövülürken diğeri ses çıkarmıyor. Kobanê’den özgürlük kararın çıkmasını talep ederek, hak hukuk adalet çerçevesinde yeni bir adım atılması gerektiğini vurgulamak istiyorum” dedi.

Fatma Akdokur konuşmasında son olarak şu ifadelere yer verdi: “Burada Gezi mahkumlarının yeniden yargılanma haklarının tanınmasını, Kobanê davasının görülecek olan son duruşmasında istisnasız bütün tutuklular için özgürlük kararının çıkmasını talep ederek hak, hukuk, adalet yolunda yeni bir adım atılması gerektiğini söylüyoruz.”

“GEZİ İLE  KOBANE’NİN BİRÇOK BENZERLİĞİ VAR”

CHP Kars Milletvekili İnan Akgün Alp, iki davanın da “otoriterleşmeyi” artırdığını vurgulayarak, Selahattin Demirtaş hakkındaki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararını hatırlattı. Kararın ardından Demirtaş hakkında başka bir gerekçeyle tutuklamanın gerçekleştiğini ifade eden Akgün, “Siyasi müdahaleler sonuç vermeye başlandı. Bundan bir gün sonra ‘Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ı bırakamayız’ denildi. Burada bir niyet var. Gezi’yle Kobanê birçok benzerliği var. Ama siyasi anlamda ilk olarak Osman Kavala’nın davasıdır. Kavala hakkında beraat kararı verildi aslında ama hemen sonra başka bir suçtan tutuklandı. AİHM, Anayasa’ya uygun şekilde karar çıkacağını umuyoruz. Partimizin tavrı merak ediliyor. Eksikliklerimiz oldu ama bu bizim sorumluluğumuzdur. O yüzden her iki davanın da olumlu sonuçlanması için üstümüze düşeni yapacağız. Her iki davada siyasi intikam davası ise çözüm de siyasidir. Bunun için mücadele edeceğiz” diye belirtti.

“DAYANIŞMAMIZ GEREKİYOR”

Can Atalay’ın avukatı Kemal Aytaç, ülkenin çoğu yerinde adalet nöbetlerinin başlatıldığını ve Emine Şenyaşar’ın örnek olduğunu ifade etti. Birçok adalet nöbetinin devam ettiğini ifade eden Aytaç, adalet nöbetlerinde bir araya gelemediklerini dile getirdi. “Her ateş kendi ocağında sönüyor” diyen Aytaç, “Kamuoyu oluşmaz ise sonuç alınamaz. Bizim bu dağınıklık halimiz iktidarın sopasını kullanmasına izin veriyor. Güçlü olduğumuzda geri adım attırıyoruz. Bizim çoğalmamız bir olmamız gerekiyor. Örgütlü yapıların bir biriyle dayanışma içerisinde olması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“DAVANIN SEBEBİ SİYASİ İNTİKAM”

Son olarak söz alan DEM Parti Urfa Milletvekili Mithat Sancar iki davanın siyasi saiklerle açıldığının altını çizerek, “Davaların siyasi olmasının nedenlerinden biri siyasi intikamdır.  Kobanê eğer düşseydi İŞİD varlık kazanabilecekti. Bu hesapları takip eden biri de AKP idi. AKP böyle bir değişime yatırım yaptı. Ama  Kobanê direnişi bu hesapları boşa çıkardı. Bu yüzden bu dava bir siyasi intikam davasıdır. Dünyada ve Türkiye’de sergilenen protestolar oldu. Ama protestoları 6-8 Ekim’e hapsetmek bir hafıza operasyonudur. Orada bile ne olduğu açısından belli bir durum yok. Partimiz Meclis’e çok sayıda araştırma önergesi verdi. Ama iktidar kabul etmedi. Bunları yapsaydık hafızayı iktidarın güdümüne bırakmamış olurduk. Ardından 7 Haziran 2015 seçimleri geldi ve AKP içerisinde bir deprem etkisi yarattı. Burada HDP fikriyatının önemi ortaya çıktı. Gezi’de iktidarı sarsan etkili toplumsal olaylardan oldu. Çok renkli ve boyutluydu. Bu toplumsal uyanış ve birlikte mücadelenin iktidarın hesaplarını bozmaması mümkün değildi. Gezi iktidarın kimyasını bozdu” dedi.

AKP’nin iktidarını kaybetmesindeki iki önemli olayın Gezi ve Kobanê olayları olduğunun altını çizen Sancar, bu davalarla “siyasi tasfiye” süreçlerinin işletildiğini belirtti. İki davayla siyasettin dizayn edilmeye çalışıldığını sözlerine ekleyen Sancar, “Dokunulmazlıklar kaldırıldıktan sonra HDP’ye bir kuşatma uygulandı. Ve 2017’de bu şartlarda referanduma gidildi. O dönem çoğu arkadaşımız içerideydi. Biz nasıl planlama yapacağımızı bile düşünüyorduk. Bu süreç 2017’deki referandumu etkiledi. 2018 seçimlerinde de HDP kapatılmaya çalışıldı. Kısacası iktidar, bu davaları yolunu temizlemek için kullandı. Bu şekilde rejimini hedefledi. Bütün bu süreçlerde biriken tepki 2024 yerel seçimlerinde ortaya çıktı.  Kobanê davası twitlerden 6 yıl sonra, Gezi 5 yıl sonra davaları açıldı. İktidarın hep bir projesi var ama projeler tutmadı. HDP her zaman bir şekilde mücadelesine devam etti. Bütün demokrasi güçlerin bir arada durması lazım. Bu seçimlerde de ortaya çıktı. Toplum bir aradalık mesajı verdi. İktidara da iyi bir ders oldu. İktidar eğer yumuşamayı kendi çıkarları için istiyorsa Kobanê ve Gezi’de adalet sağlanmalı” ifadelerini kullandı.

Gezi ve  Kobanê davalarının avukatlarının açıklamaları ile başlayan forum bölümü, katılımcı milletvekilleri, siyasi ve toplumsal kuruluşların sözcülerinin katkıları ile devam etti.

Kaynak: MA, Pirha


DEMOKRASİ İÇİN BİRLİK

Demokrasi İçin Birlik; katılımcı ve çoğulcu yeni bir demokrasiyi, her türlü farklılığın tanındığı ve bu farklılıkların kamusal alanda yer bulduğu bir demokratik yaşamı hedefleyen, herkesin eşit ve çoğulcu bir anlayışla katıldığı, hiçbir siyasi görüş ya da partinin şemsiyesi altında olmayan bir birlik hareketidir.

BİZE ULAŞIN

[email protected]
www.demokrasiicinbirlik.com

© 2017 DEMOKRASİ İÇİN BİRLİK. Her Hakkı Saklıdır. dibNot | Demokrasi Sayacı | Demokrasi Forumu